
Clash of Lords 2: Türkiye
IGG.COM
- 3,7
- 6.39K Değerlendirme
- 1.00M
- İndirmeler
- Free
- Fiyat
Ekran Görüntüleri








Clash of Lords 2: Türkiye Artıları ve Eksileri
Artıları
- Kısa maç yapısı, boş zamanı sınırlı oyuncular için uygun.
- Kahraman geliştirme sistemi stratejik seçimleri artırıyor.
- Lonca savaşları takım çalışmasını ve rekabeti destekliyor.
- Çevrimdışı bildirimler saldırı ve kaynak durumunu takip ettiriyor.
- Renkli çizimler ve akıcı animasyonlar mobilde hoş görünüyor.
Eksileri
- İlerleyen seviyelerde yükseltmeler uzun bekleme süreleri gerektiriyor.
- Reklam ve uygulama içi satın alma teklifleri sıkça karşılaşılıyor.
- Yeni oyuncular için çok sayıda sistem başlangıçta karmaşık gelebilir.
- Aktif olmayan loncalarda ilerlemek ve ödül kazanmak zorlaşıyor.
- Güç farkı yüksek rakiplerle eşleşmek rekabeti dengesizleştirebiliyor.
Analiz eden All-app
Ben Clash of Lords 2’yi, bir savaşın sonucunu yalnızca ekrandaki hamlelerin değil, savaş öncesi hazırlığın da belirlediği bir mobil strateji oyunu olarak görüyorum. IGG.COM’un bu ücretsiz yapımı, kısa süreli çatışmaları üs gelişimi ve kaynak planlamasıyla bir araya getiriyor. Bu yüzden birkaç dakikalığına açıp bir saldırı yapmak mümkün; fakat ilerlemeyi anlamlı kılan, düzenli aralıklarla geri dönüp kararlarınızı takip etmek.
İlk denemede aradığım şey, oyunun telefonda ne kadar çabuk anlaşılır hâle geldiğiydi. Savaş ekranı hemen dikkat çekiyor, ancak oyunun bütün ritmini kavramak birkaç oturum istiyor. Ben yeni başlayan birine ilk gün her seçeneği çözmeye çalışmak yerine, bir saldırı biçimi seçip sonuçlarını gözlemlemesini öneririm. Böylece hangi kararın işe yaradığını görmek kolaylaşıyor ve kaynakları rastgele dağıtma ihtimali azalıyor.
Savaş temposu, ilerleme ve günlük kullanım
Clash of Lords 2, mağaza sayfasında ortalama 3,7 puana sahip; bu ortalama yaklaşık 36 bin değerlendirmeye dayanıyor. Bir milyondan fazla kuruluma ulaşmış olması da oyunun mobil strateji oyuncularınca tanınan bir seçenek olduğunu gösteriyor. Ben bu tabloyu, herkese hitap eden kusursuz bir oyun olarak değil, savaşla birlikte kaynak yönetimi ve bekleme temposunu sevenlerin bağ kurabileceği bir yapım olarak değerlendiriyorum.
İlk karşılaşmalarda insanın dikkatini doğrudan savaş ekranı çekiyor. Birlikleri seçmek, doğru hedefe yönelmek ve saldırının ne zaman başlatılacağına karar vermek eğlenceli. Ancak birkaç maçtan sonra oyunun asıl ağırlığının yalnızca çatışmada olmadığını fark ettim. Gelişimi sürdürebilmek için eldeki kaynakları nereye ayıracağınızı düşünmeniz gerekiyor.
Benim tavsiyem, ilk aşamada her şeyi aynı anda yükseltmeye çalışmamanız. Savunma, saldırı ve kahraman gelişimini dengeli götürmek cazip görünse de sınırlı kaynakları çok fazla noktaya bölmek ilerlemeyi yavaşlatabiliyor. Bunun yerine kullandığınız savaş tarzını belirleyip, o tarza doğrudan katkı sağlayan geliştirmeleri öne almak daha anlaşılır bir ilerleme hissi veriyor.
Bu nokta, oyunun mağaza açıklamasında öne çıkan aksiyon vurgusundan daha önemli. Çünkü savaşlar hareketli olsa da uzun vadede kazandığınız bir karşılaşmadan çok, o karşılaşmadan sonra hesabınızı nasıl hazırladığınız belirleyici oluyor. Ben oyunu birkaç dakikalık boşluklarda açtığımda hızlı savaşlar işe yarıyordu; daha uzun oturumlarda ise geliştirme sıralamasını planlamak asıl keyfi oluşturdu.
Günlük bir senaryo düşünelim: İşe veya okula gitmeden önce oyuna girip mevcut kaynakları topluyor, bir geliştirmeyi başlatıyor ve kısa bir saldırı yapıyorsunuz. Akşam döndüğünüzde yeni yükseltmeyi kontrol edip savunma düzeninizi gözden geçiriyorsunuz. Bu kullanım biçiminde oyun, sürekli ekrana bakmanızı istemeyen ama düzenli ilgi bekleyen bir strateji deneyimine dönüşüyor.
Haber Masamızdan Daha Fazlası

CapCut, Video Düzenlemeyi Kolaylaştırırken İçerik Kültürünü de Şekillendiriyor

1Weather, Hava Tahminini Günlük Planlara Taşıyor

OmeTV’de Rastlantı Kolay, Kontrol Kimin Elinde?

Benim Konuşan Angela'm: Sevimli Bakım Rutini, Sınırlı Oyun Derinliği

Tom’un Koşusu Aynı, Telefonda Oynama Alışkanlığı Değişiyor

Futbol Menajerliğinden Flip Diving’e: Kısa Atlayışların Ritmine Geçiş
Savaş kararlarında küçük ayrıntılar fark yaratıyor
Yeni başlayanların sık yaptığı hata, saldırıya elindeki bütün gücü aynı anda göndermek. Ben bunun yerine önce rakibin savunma düzenini okumayı, birlikleri tek bir noktaya yığmak yerine farklı tehditlere göre dağıtmayı tercih ediyorum. Bu yaklaşım her zaman zafer getirmiyor; fakat kaybın nedenini anlamayı kolaylaştırıyor.
Özellikle ilk denemede başarısız olduğunuz bir saldırıyı hemen tekrarlamak yerine, hangi birimin gereğinden erken etkisiz kaldığına bakmak daha verimli. Bazen sorun birlik seviyesinde değil, yanlış giriş noktasında oluyor. Bu, Clash of Lords 2’yi basit bir dokun ve bekle oyunundan ayıran taraflardan biri. Kararların etkisi, savaşın sonucundan sonra yaptığınız değerlendirmede daha net ortaya çıkıyor.
Bir başka pratik önerim, bütün kaynakları yalnızca saldırı gücüne ayırmamanız. Saldırıda başarılı olsanız bile savunmanız sürekli zayıf kalıyorsa ilerlemeniz istikrarsızlaşabiliyor. Ben dengeli bir gelişim çizgisinin, tek bir alanda hızlı yükselmekten daha az heyecanlı ama daha güvenli olduğunu düşünüyorum.
Ücretsiz başlangıç ve harcama sınırını belirlemek
Oyun ücretsiz sunuluyor ve bu, denemek isteyenler için önemli bir avantaj. Başlangıçta para ödemeden temel döngüyü görmek, savaşların ve ilerleme sisteminin size uygun olup olmadığını anlamak mümkün. Ben bir oyunun değerini ölçerken önce ödeme yapmadan ne kadar anlamlı bir deneyim sunduğuna bakıyorum; burada da ilk izlenimimi bu ölçüt belirledi.
Öte yandan uygulama içi satın alımlar bulunuyor. Mağaza bilgisinde bu satın alımların öğe başına yaklaşık 40 TL ile 4.000 TL arasında değiştiği belirtiliyor. Bu aralık, küçük bir destek alımıyla yüksek tutarlı paketlerin aynı ekonomik yapıda yer aldığını gösteriyor. Bu yüzden özellikle çocukların kullandığı cihazlarda satın alma ayarlarını önceden kontrol etmek akıllıca olur.
Benim açımdan asıl mesele, satın alma seçeneğinin varlığı değil, oyuncunun harcama yapmadan da oyunun ritminden keyif alıp alamayacağı. Eğer hedefiniz yalnızca rahatça savaşmak ve zaman içinde gelişmekse ücretsiz başlangıç yeterli olabilir. Fakat her etkinlikte en hızlı ilerlemeyi, en güçlü kadroyu veya anında yükseltmeyi istiyorsanız bekleme ve kaynak toplama bölümleri daha baskılı hissedilebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir ayrım var: Bir paketin bulunması, tek başına oyunun adil olmadığı anlamına gelmez. Ancak harcama seçeneği, ilerleme temposunu kişisel bütçeyle ilişkilendirebilir. Ben bu nedenle oyuna başlamadan önce kendime net bir sınır koyardım. “Sadece ücretsiz oynayacağım” veya “küçük bir bütçeyi aşmayacağım” gibi bir karar, sonradan oluşabilecek acele harcamaları azaltır.
Rekabet duygusunu nasıl değerlendirmeli?
Strateji oyunlarında rekabet duygusu güçlü olduğunda, kaybetmek bile öğretici olabilir. Clash of Lords 2’de de rakibin düzenini incelemek ve kendi seçimlerinizin sonucunu görmek oyunun en canlı taraflarından biri. Ben özellikle aynı saldırı biçimini tekrar tekrar uygulamak yerine, rakibin savunmasına göre yaklaşımı değiştirdiğimde daha fazla tatmin oldum.
Yine de ücretsiz ve uygulama içi satın alım içeren bir oyunda rekabeti değerlendirirken temkinli olmak gerekiyor. Harcama yapan bir oyuncunun ne kadar avantaj sağlayacağına dair burada kesin bir hüküm vermek doğru olmaz. Bu yüzden oyunu, tamamen eşit başlangıç koşullarına dayanan bir rekabet oyunu gibi değil, gelişim ve strateji kararlarının ödeme seçeneğiyle aynı ekosistemde bulunduğu bir mobil savaş oyunu gibi görüyorum.
Bu durum sizin için önemliyse, oyunun en iyi tarafı rakipleri ezmek değil, kendi gelişim planınızı kurmak olabilir. Ben rekabeti kişisel ilerlememi ölçmek için kullandığımda daha az gerildim. Her yenilgiyi “rakip daha fazla harcadı” diye yorumlamak yerine, birlik seçimi, savunma yerleşimi ve saldırı zamanlaması gibi kontrol edebildiğim noktaları incelemek oyunu daha sağlıklı hale getirdi.
Diğer yandan, tamamen eşit koşullarda oynanan rekabetçi bir deneyim arıyorsanız farklı bir strateji oyunu sizin için daha uygun olabilir. Özellikle ödeme yapan oyuncuların ilerleme hızının belirleyici olabileceği sistemlerden hoşlanmıyorsanız, bu yapımın ücretsiz yönü tek başına karar vermeniz için yeterli olmayabilir. Benim önerim, ilk günlerde para harcamadan oynayıp bu rekabet hissinin sizi rahatsız edip etmediğini gözlemlemeniz.
Uzun vadeli ilerleme ve oyuna ayıracağınız zaman
Oyunun güçlü yanı, her girişte yapılacak küçük bir iş bırakması. Bir geliştirme seçmek, savaş düzenini değiştirmek veya yeni bir saldırı denemek, kısa oturumları anlamlı kılabiliyor. Fakat bu aynı zamanda bir sınırlama. Hızlı sonuç almak isteyen oyuncular, özellikle gelişim yavaşladığında oyunun temposunu ağır bulabilir.
Benim için en iyi yöntem, oyunu sürekli açık tutmak yerine belirli zamanlarda kontrol etmek oldu. Böylece kaynak ve yükseltme döngüsü günlük hayatımı bölmedi. Eğer telefonunuzdaki oyunların sizi sık sık geri çağırmasını sevmiyorsanız, bildirimleri azaltmak ve oyuna kendi belirlediğiniz saatlerde girmek daha rahat bir deneyim sağlayabilir.
Bir başka trade-off, çeşitlilik ile öğrenme kolaylığı arasında ortaya çıkıyor. Farklı savaş seçeneklerini denemek oyunu canlı tutuyor; fakat seçenekler arttıkça yeni oyuncunun neye yatırım yapacağını anlaması zorlaşabiliyor. Ben ilk günlerde bütün sistemleri çözmeye çalışmak yerine, tek bir savaş yaklaşımı seçip onun sonuçlarını gözlemledim. Bu yöntem, karmaşık görünen ilerlemeyi daha yönetilebilir hale getirdi.
Oyunu kimlerin seveceği burada netleşiyor. Düzenli aralıklarla geri dönmekten, küçük yükseltmeleri takip etmekten ve kayıplardan ders çıkarmaktan hoşlanan oyuncular için iyi bir aday. Buna karşılık tek oturumda tamamlanan, sürekli yeni içerik sunan veya ödeme seçeneklerinden tamamen uzak bir strateji deneyimi arayanların beklentisi karşılanmayabilir.
Benzer strateji oyunlarından ayrıldığı nokta
Clash of Lords 2’yi klasik masaüstü tarzı strateji oyunlarıyla aynı kefeye koymuyorum. Burada uzun diplomasi ekranları, saatler süren harita planları veya ağır ekonomi tabloları arayanlar farklı bir deneyim bulabilir. Bu oyun daha çok savaş kararlarını, karakter gelişimini ve üs yönetimini mobil oturumlara sığdırmaya çalışıyor.
Öte yandan yalnızca hızlı refleks isteyen aksiyon oyunlarından da ayrılıyor. Savaş ekranında karar vermek önemli olsa da, başarının temeli savaş öncesinde yaptığınız hazırlıkta yatıyor. Bu nedenle aksiyon ile strateji arasında orta bir noktada duruyor. Ben hızlı maçlardan sıkılan ama çok ağır strateji oyunlarına da zaman ayıramayan arkadaşlarıma bu tür bir yapıyı daha uygun görüyorum.
Benzer ücretsiz strateji oyunlarıyla kıyaslarken en önemli farkın kişisel tempo olduğunu düşünüyorum. Bazı oyunlar oyuncuyu sürekli etkinliklere ve rekabete iterken, burada kendi gelişim planınıza odaklanmanız daha mümkün hissediliyor. Ancak uygulama içi satın alımlardan tamamen kaçınmak isteyen biri için ücretli veya daha sade tasarlanmış bir alternatif daha huzurlu olabilir.
Alternatif seçerken kendinize şu ayrımı sormak faydalı: İlerleme için düzenli aralıklarla oyuna dönmeye razı mısınız, yoksa her oturumun kendi başına tamamlanmasını mı istiyorsunuz? İlkine yakınsanız burada savaş dışındaki hazırlık da tatmin edici olabilir. İkincisi size daha uygunsa, maçların arasındaki kaynak ve gelişim döngüsünü daha az öne çıkaran bir strateji oyunu aramak daha doğru olur.
Hız ve yoğun kullanım anları
Bu oyunda hız beklentisini yalnızca savaşın ne kadar çabuk başladığına göre kurmamak gerekiyor. Kısa bir oturumda bir saldırı yapmak mümkün olsa da, ilerleme kararları daha fazla düşünme gerektiriyor. Ben birkaç dakikam olduğunda tek bir hedefe odaklanmayı, daha uzun vakit bulduğumda ise kaynakları ve savunma düzenini birlikte ele almayı daha verimli buldum. Böylece oyunun ritmi, ayırabildiğim zamana göre değişebiliyor.
Arka arkaya savaş denediğim veya yükseltme seçeneklerini gözden geçirdiğim yoğun anlarda asıl yük, ekrana bakmaktan çok kararların birbirini etkilemesinden geliyor. Bir saldırıdan sonra hemen yeni bir denemeye geçmek yerine kısa bir değerlendirme yapmak, gereksiz kaynak harcamasını önleyebilir. Özellikle aynı savunma düzenine karşı peş peşe başarısız oluyorsanız, önce yaklaşımı değiştirmek daha mantıklı; daha fazla deneme her zaman daha hızlı ilerleme demek değil.
Performans açısından her telefonda aynı akıcılığı vaat etmek doğru olmaz. Cihazın genel durumu ve boş alanı deneyimi etkileyebilir; bu yüzden eski veya yoğun kullanılan bir telefonda oyuna başlamadan önce gereksiz dosyaları temizlemek ve başka ağır uygulamaları kapatmak denenebilecek basit adımlar. Bunlar oyun içi bir özelliğe değil, telefonun genel kullanımına yönelik pratik öneriler.
Güvenilirlik, cihaz seçimi ve yaş derecelendirmesi
Oyun için gereken minimum işletim sistemi Android 6.0. Bu, görece eski Android cihaz kullanan kişilerin de deneme ihtimalini artırıyor. Yine de işletim sistemi desteği tek başına her telefonda aynı akıcılığı garanti etmez; cihazın genel performansı ve depolama durumu günlük deneyimi etkileyebilir.
Mevcut sürüm 1.0.267 olarak görünüyor. Kurulumdan sonra oyunun güncel kalması önemli, çünkü çevrimiçi yapıya sahip mobil oyunlarda sürüm uyumu ve düzenli bakım deneyimin bir parçası haline geliyor. Ben yeni bir oyuna başlamadan önce cihazımda yeterli alan bırakmayı ve güncelleme işlemlerini kablosuz bağlantıda yapmayı tercih ediyorum.
PEGI 7 yaş derecelendirmesi, oyunun çocukların da karşılaşabileceği bir içerik çerçevesine sahip olduğunu gösteriyor. Ancak bu, harcama riskini ortadan kaldırmıyor. Çocukların oynayacağı cihazlarda satın alma onayı, mağaza parolası ve ekran süresi gibi kontrolleri ailelerin kendilerinin düzenlemesi gerekir. Bu, oyunun savaş içeriğinden bağımsız olarak dikkate alınması gereken pratik bir konu.
Oyunun çıkış tarihi 12 Ağustos 2015. Bu kadar uzun süredir bilinen bir yapım olması, yeni oyuncunun tamamen boş bir dünyaya girmeyeceği anlamına gelebilir; fakat aynı zamanda deneyimli oyuncularla karşılaşma ihtimalini de düşünmek gerekir. Ben yeni başlayan biri olsaydım, ilk hedefimi zirveye çıkmak değil, temel sistemleri öğrenmek ve istikrarlı bir kadro kurmak olarak belirlerdim.
Uzun süredir oynanan bir oyuna yeni katılırken ilk günlerde ilerleme hızınızı başkalarının hesabıyla kıyaslamamak da işin önemli bir parçası. Ben olsam önce hangi savaş düzeninin bana uyduğunu ve kaynaklarımı nereye ayıracağımı öğrenir, sonra daha iddialı hedefler koyardım. Böyle bir başlangıç, oyunun bir anda yetişilmesi gereken bir yarışa dönüşmesini önlüyor.
Harcama konusunda kendi ölçümü korumak
Benim güven değerlendirmem, oyunun ücretsiz indirilebilmesiyle bitmiyor. Satın alma seçeneklerinin açıkça görünür olması, oyuncunun neye para ayırdığını anlamasını kolaylaştırıyor; burada fiyat aralığı öğe başına yaklaşık 40 TL’den 4.000 TL’ye kadar uzanıyor. Bu nedenle bütçe kontrolü oyuncunun kendi sorumluluğunda kalıyor.
Bu oyunda harcama yapmayı düşünen bir arkadaşa, önce birkaç gün ücretsiz oynamasını öneririm. Böylece satın almanın gerçekten keyif için mi, yoksa yalnızca beklemekten kurtulmak için mi düşünüldüğü anlaşılır. İkinci durumda karar vermeden önce oyunun normal temposunun size uygun olup olmadığını sorgulamak gerekir.
Benim için en sağlıklı yaklaşım, satın almayı ilerlemenin şartı değil, tamamen isteğe bağlı bir kolaylık olarak görmek. Eğer ücretsiz oynarken her yenilgi can sıkıyor ve sürekli daha hızlı gelişme ihtiyacı hissediliyorsa, ödeme yapmak bu rahatsızlığın temel nedenini çözmeyebilir. Böyle bir durumda başka bir oyun seçmek daha doğru olabilir.
Elbette herkes aynı beklentiyle oynamıyor. Bazı oyuncular küçük desteklerle zaman kazanmayı sorun etmeyebilir. Bazıları ise rekabetçi ortamda para seçeneğinin bulunmasını başlı başına rahatsız edici bulur. Ben ikinci gruba yakınsanız, oyunu yalnızca kısa süreli denemenizi; ilk gruptaysanız da önceden belirlenmiş bir bütçe içinde kalmanızı öneriyorum.
Son kararım: beklentinize uygun bir strateji ritmi
Clash of Lords 2, ücretsiz mobil strateji oyunları arasında savaş, üs gelişimi ve düzenli geri dönüş alışkanlığını bir araya getiriyor. IGG.COM imzası taşıyan yapım, yaklaşık 36 bin değerlendirmede 3,7 ortalamaya sahip ve 1 milyondan fazla kuruluma ulaşmış durumda. Bu rakamlar tek başına kalite garantisi değil; fakat oyunun uzun süredir ilgi gören bir seçenek olduğunu anlamaya yardımcı oluyor.
Ben oyunun en güçlü tarafını, kısa savaşları uzun vadeli kararlarla ilişkilendirmesinde buldum. Bir saldırı birkaç dakika sürebiliyor, ancak o saldırının sonucu hangi yükseltmeyi seçeceğinizi ve sonraki hamlenizi etkiliyor. Bu, yalnızca ekrana dokunup ödül toplamak isteyenlerden çok, kendi gelişim planını kurmayı seven oyunculara hitap ediyor.
Zayıf tarafı ise ücretsiz ilerleme ile daha hızlı gelişme isteği arasındaki gerilim. Uygulama içi satın alımların öğe başına yaklaşık 40 TL ile 4.000 TL arasında değişmesi, bütçesini korumak isteyenlerin dikkatli davranmasını gerektiriyor. PEGI 7 derecelendirmesine rağmen özellikle çocukların kullandığı cihazlarda satın alma kontrolleri mutlaka gözden geçirilmeli.
Benim son tavsiyem şu: Kaynak yönetimini, tekrar denemeyi ve sabırlı ilerlemeyi seviyorsanız oyuna ücretsiz başlayıp kendi temponuzu bulun. Tamamen eşit rekabet, hızlı tamamlanan oturumlar veya harcama baskısından uzak bir deneyim arıyorsanız başka bir strateji oyunu daha iyi seçim olabilir. Kendi sınırlarınızı baştan belirlediğinizde, bu yapımın güçlü yanlarından yararlanmak ve sizi yoran taraflarını erken fark etmek çok daha kolay oluyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Clash of Lords 2: Türkiye nasıl bir oyundur?
Clash of Lords 2: Türkiye, kahraman toplama, üs geliştirme ve gerçek zamanlı savaş mekaniklerini bir araya getiren çevrim içi bir strateji oyunudur. Oyuncular farklı yeteneklere sahip lordları takımına ekler, savunma binaları kurar ve rakip üslerine saldırır. Oyun yalnızca hızlı saldırıya değil, doğru kahraman kombinasyonuna ve kaynak yönetimine de önem verir.
Clash of Lords 2: Türkiye oynamak ücretsiz mi?
Oyun ücretsiz indirilebilir ve temel içeriklerin büyük bölümü herhangi bir ücret ödemeden oynanabilir. Bununla birlikte ilerlemeyi hızlandırmak, özel kaynaklara ulaşmak veya bazı avantajları daha erken elde etmek için uygulama içi satın alımlar sunulur. Harcama yapmak istemeyen oyuncular da günlük görevler, etkinlikler ve düzenli oyunla ilerleyebilir; ancak gelişim süreci daha uzun olabilir.
Oyunu oynayabilmek için internet bağlantısı gerekli mi?
Evet, Clash of Lords 2: Türkiye çevrim içi özelliklere dayandığı için aktif internet bağlantısı gerektirir. Hesap senkronizasyonu, çok oyunculu savaşlar, lonca etkinlikleri, sıralamalar ve oyun içi etkinlikler sunucular üzerinden çalışır. Wi-Fi bağlantısı genellikle daha stabil bir deneyim sağlar; mobil veriyle oynarken bağlantı kopmaları ve veri kullanımı konusunda dikkatli olmanız gerekir.
Clash of Lords 2: Türkiye hangi cihazlarda çalışır?
Clash of Lords 2: Türkiye, desteklenen Android ve iOS cihazlarda oynanabilir; ancak performans cihazın işletim sistemi sürümüne, işlemcisine ve kullanılabilir belleğine bağlıdır. Güncel bir telefon veya tablet daha akıcı animasyonlar ve daha kısa yükleme süreleri sunar. İndirmeden önce mağazadaki sistem gereksinimlerini ve cihazınızda yeterli depolama alanı bulunduğunu kontrol etmeniz önerilir.
Oyunda ilerlemek için en önemli stratejiler nelerdir?
Başlangıçta tüm kaynakları tek bir binaya veya kahramana harcamak yerine dengeli bir gelişim planı uygulamak daha verimlidir. Savunma yapılarınızı güçlendirirken farklı rollere sahip kahramanlardan oluşan bir takım kurmalı, yetenek seviyelerini düzenli olarak yükseltmeli ve saldırı öncesinde rakibin savunmasını incelemelisiniz. Lonca etkinliklerine katılmak da ödül kazanmak ve daha hızlı gelişmek için oldukça faydalıdır.










